Ayçiçeği mi Kanola mı?
3/9/2009
Ayçiçek tarlalarıyla sarının hakim olduğu Edirne'de son dönemde bitmeyen bir tartışma var... Ayçiçeği mi Kanola mı?Adı biyoyakıtla birlikte anılan Kanola bugün, soya ve ayçiçeğinden sonra dünyanın en fazla üretilen üçüncü yağı.
Kanola, aslında Anadolu kökenli bir yağlı tohum bitkisi Kolza'nın ıslah edilmiş hali. İki Kanadalı tarım bilimci tarafından 1978'de geliştirilen bitkiye, az asitli Kanada Yağı'nın kısaltması olarak "Kanola" adı verilmiş.
Kanolayla, Türk çiftçisi 1980'lerin başında tanıştı. 90'larda çiftçiye tohum dağıtılmasına karşın çiftçi, geneleksel ürünü Ayçiçeği'nden vazgeçmedi...
Son yıllardaki kuraklıkla birlikte çiftçinin tercihi de değişti. Çünkü Ayçiçeği yaz, Kanolaysa kış bitkisi. Kış yağmurlarından faydalanan Kanola, yaz başında hasat edildiğinden yaz yağmurlarına ihtiyaç duymuyor. Kuraklık yüzünden büyük gelir kaybına uğrayan Trakyalı çiftçi, yaklaşık yüzde 30 daha fazla gelir getiren Kanola'ya yöneldi.
Ziraat mühendisi ve çiftçi Şükrü Toparlak anlatıyor: "Kanolayı tercih etmemizin sebebi bölgedeki en zayıf araziye sahip olan köylerden biriyiz. Bitki besin oranı düşük bizim arazilerimizde verim kapasitemiz düşük yani. Ben Ayçiçeği'ni kaldırdım yerine Kanola ektim. Total getirisi Buğday ve Ayçiçeği'nden daha iyi bizim bölgemizde..."
2006'da 27 bin dönümde ekilen Kanola ekim alanı 2008'de 200 bine çıktı. Türkiye'de geçen yıla oranla Kanola üretimi üç kat, tüketimiyse beş kat arttı. Geçen sene Kanola tüketimi 20 bin ton iken bu sene 104 bin ton tüketildi.
Hızla yayılan Kanolanın, Ayçiçeğinin yerini almasından endişe ediliyor. Çünkü 2008'de Türkiye 408 bin ton yağ ihraç etmesine karşın 1 milyon 84 bin ton yağ ithal etti...
Ziraat mühendisleriyse yağ açığı olan ülkemizde Kanola'nın Ayçiçek tarlalarına doğru değil Buğday tarlalarına doğru genişlemesini istiyor. Uzmanlar, biyoyakıt kullanım oranın ülkemizde düşük olduğuna dikkat çekerek geleneksel Ayçiçeği yağı üretiminin Kanola için feda edilmemesini istiyorlar..
Öte yandan bu yıl yaz yağışlarının fazlalılığı Kanola'da verimi düşürdü. Verilen fiyat da çiftçiyi hayal kırıklığına uğrattı...
Kanola'nın hibrit tohum denilen genetiğiyle oynanmış (GDO) tohumlardan elde edilmesi de bir başka endişe kaynağı... Çiftçi hibrit tohum yerine, yetiştirdiği bitkinin tohumundan ekim yaparsa asit oranı artıyor ve kanser riski ortaya çıkıyor...
Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/24989497/
Tarih: 06 Ağustos 2009
Tarih: 06 Ağustos 2009
B ve C vitaminlerinden zengin olan kiraz, antioksidan etkisiyle bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kanı sulandırıyor. Kaynatılan sapı ise idrar söktürücü özelliğe sahip.